TABAKALI DIŞ DUVARLARDA SU VE NEM YALITIMI
YAĞMUR SUYU

TABAKALI DIŞ DUVARLARDA SU VE NEM YALITIMI

TABAKALI DIŞ DUVARLARDA SU VE NEM YALITIMI

İki tabakalı bir duvarın ön tabakası yağmur yağarken önce doyuncaya kadar su almaktadır. Rüzgar basıncının etkisi ile doymuş taştan veya derz harcından az miktarda su girebilmekte ve arka tarafa akmaktadır. Burada yağmur damlasının kinetik enerjisi taşın tampon (yastık) etkisi ile sönümlenmektedir. Bu durum, yağmur döneminde ön duvar tabakasının su alma yeteneğine bağlı olarak er geç gerçekleşmektedir. Emme kabiliyeti ön duvar tuğlalarındaki su geçişi emme kabiliyeti daha az olan klinker tuğlalardakine göre daha az olmaktadır.

Bir binanın rüzgar altında bulunmasında, rüzgarın binanın etrafındaki dolaşımı nedeniyle, binanın geometrisine bağlı olarak bir yığılma basıncı oluşmaktadır. Pratikte rüzgar belli ölçüde sapmakta ve iki tabakalı duvarın tabakaları arasında bulunan hava tabakasında da dengeleme akımları oluşmaktadır. Pratik şartlarda bir binanın rüzgar altında bulunması durumunda akış yönleri dış tabakaya paralel olmaktadır. Rüzgar geçirmeyen iç tabaka (iç sıva) nedeniyle dış tabakadan hiçbir akış komponenti hava tabakası üzerinden iç tabakaya geçmemekte ve böylece iç tabakaya akışa bağlı su nakli olmamaktadır.

GÜNEŞLENME SONUCUNDA OLUŞAN NEM DİFÜZYONU

Çiğ suyu veya kondanse oluşumu, konutlarda ve yapı konstrüksiyonlarında özellikle kışın, nemli sıcak oda havasının soğuk yüzeylere temas etmesi durumunda görülmektedir. Burada kondanse oluşumuna oda havasının su içeriği veya çiğ” noktası (yoğuşma sıcaklığı) neden olmaktadır. Buna karşılık, eğer diş havanın su içeriği veya dışardan gelen nem etkileri yüzeylerdeki veya bir konstrüksiyon içindeki kondanse oluşumunun nedenleri ise, bu durumda “yaz kondenzasyonu” söz konusudur. İki tabakalı duvarlarda yaz kondenzasyonu yağmurdan ıslanmış ön duvar tabakalarının güneşlenmesi (güneşe maruz kalması) durumunda oluşabilmektedir. Tuğla kırmızı rengindeki ön tabakalarda 40°C’ye varan yüzey sıcaklıkları ölçülmüştür. Isınma sonucunda suyun bir kısmı dışarı doğru buharlaşmakta, bir kısmı da sıcaklık farkları nedeniyle, oluşan difüzyon yoluyla içeriye doğru nüfuz etmekte ve yalıtım maddesi içinde, arka duvar tabakasının dış yüzeyinde kondanse olarak yoğuşabilmektedir. Isı yalıtım malzemelerindeki nem artışlarının bir nedeni de yaz kondansasyonudur.

SU VERME (KURUMA)

Dış duvarların kuruması konusunda yapının nemi, konut içindeki nem ve yağmur nemi ayırt edilmelidir. Ara (çekirdek) yalıtımı bulunan ve bulunmayan, fakat doğru uygulanmış iki tabakalı duvarlarda yağmur sadece dış tabakayı etkilemektedir. Alınan yağmur suyunun büyük bir kısmı dışarıya verilmektedir. Binanın nemi ise kısmen içeriye ve kısmen de dışarıya taşınmaktadır.

İki tabakalı konstrüksiyonun iç tabakasındaki dışarı doğru olan nem iletimi kapilarite (kılcallık) etkisi ve su buhar’ difüzyonu ile malzemenin özelliklerine bağlı olarak gerçekleşmektedir. Genelde DIN 1053’e uygun duvarlar söz konusu olup bunlarda nem iletiminin önemli bir kısmı kapilarite etkisi ile olmaktadır. Dış tabakaya sınır teşkil eden hava veya yalıtım tabakası yardımıyla nem pratik olarak sadece buhar difüzyonu ile dışarıya nakledilmektedir. Burada nem, havalandırılan hava tabakası bulunması durumunda doğrudan dış havaya verilmekte veya ara (çekirdek) yalıtım,’ durumda ön duvar tabakasının iç yüzeyinde yoğuşmaktadır. Nemin kılcallık etkisi ile ön duvar tabakası üzerinden dışarıya (dış ortama) doğru olan iletimin devamında duvar taşlarının emme kabiliyetine bağlı olarak farklılıklar oluşmaktadır.

Emme kabiliyetli tuğlalarda kapilarite etkili iletim, taşlar ve derz harçları üzerinden, emme kabiliyeti olmayan klinker tuğlalarda ise önemli ölçüde derzler üzerinden gerçekleşmektedir. Nem iletiminin sızdırmaz bir kaplamanın arkasında bulunan bir hava tabakası üzerinden gerçekleşen her iki türü Şekil 3.36’da şematik olarak gösterilmiştir. Havalandırma yoluyla nemin tahliyesi teorik olarak sadece ara yalıtımı bulunmayan, hava tabakalı duvar ile mümkündür. Daha önceki konularda da açıklandığı gibi, bu tabaka duvarın alt ve üst kısmında bulunan deliklerin dış hava ile bağlantılı olmak zorundadır. Ancak burada da, dış hava şartlarına bağlı olan havalandırmanın yeterince olmaması durumunda, nem tahliyesi kısmen, dış tabakada oluşan kondanse ile gerçekleşmektedir. Ara yalıtımında havalandırma şimdilik mümkün görünmemektedir. Burada da, duvarın üst kısmında havalandırma deliklerinin bulunması fayda sağlamadığı gibi talep de edilmemekte, sadece duvarın dibinde drenaj deliklerinin bulunması istenmektedir. Bu drenaj delikleri gerçek anlamda sadece sızdırmaz, derzi bulunmayan ön tabakalarda gereklidir. Duvarlarda akan suyla ilgili izlere hemen hemen hiç rastlanmamaktadır. Burada akan kondanse duvar taşları veya derz harcı tarafından emilmekte ve nakledilmektedir. Her iki iletim mekanizması (havalandırma ve kondanse oluşumu ile nem iletimi) etkileri bakımından eşit değerdedir. Pratikteki şartlara genellikle her iki mekanizma değişik oranlarda oluşmaktadır. Buna karşılık ön tabakadan (tuğla duvar, klinker tuğla duvar veya sızdırmaz yontulmuş taş plakalar olması fark etmez) olan difüzyon ihmal edilebilmektedir. Bu durumda ön tabakanın difüzyon direnci önemli değildir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir